Orta Doğu'daki çatışmanın yarattığı arz şoku, dünya genelindeki merkez bankalarını alışılmadık senaryoları masaya yatırmaya zorluyor. Enflasyon ile büyüme arasındaki dengeyi daha da girift hale getiren bu gelişme, para politikasının önüne ciddi bir duvar örüyor.
Arz Şoku Ne Anlama Geliyor
Orta Doğu'daki savaş ortamı küresel petrol ve doğalgaz arzını doğrudan tehdit ediyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçen enerji ticaretinin sekteye uğrama riski, Kızıldeniz'deki navlun maliyetlerinin artması ve bölgesel üretim aksaklıkları küresel enerji fiyatlarında yeni bir yükseliş dalgasını tetikleyebilir. Bu tablo merkez bankalarını stagflasyon riskiyle yüzleşmek zorunda bırakıyor; yani hem enflasyon hem durgunluğun aynı anda hissedildiği en tehlikeli ekonomik ikilemin eşiğine getiriyor.
Fed ve ECB Hangi Seçenekleri Değerlendiriyor
Normal koşullarda enflasyonla mücadele için faiz artırmak gerekiyor. Ancak büyüme zaten yavaşlıyorsa faiz artışı ekonomiyi resesyona sürükleyebilir. Merkez bankacıları bu çıkmazda 'daha az kötü' seçeneği arayışına girmiş durumda. Para politikası analistleri, Orta Doğu kaynaklı bir enerji şokunun Fed ve ECB'nin faiz indirim planlarını tamamen askıya aldırabileceğini hatta yeni artışları gündeme getirebileceğini öngörüyor.