Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"na ilişkin açıklamalar yaptılar. Bu anlaşma, üç ülke arasında stratejik bir işbirliği mekanizmasını oluşturarak bölgenin güvenlik mimarisine katkı sağlıyor.
Yılmaz'in Açıklaması
Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile birlikte Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladığını hatırlattı. Yılmaz, anlaşmanın bölgesel güvenlik ve istikrarı güçlendireceğini belirtti:
“Dost ve kardeş ülkeler Suudi Arabistan ile Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bölgemizin güvenlik mimarisine katkı sağlayacak tarihi bir adımdır. Herhangi bir ülkeyi hedef almayan bu anlaşma, ortak güvenlik, caydırıcılık, savunma sanayii işbirliği ve bölgesel istikrar anlayışını güçlendirirken Türkiye’nin barış odaklı dış politika vizyonunu ve çok boyutlu stratejik işbirliklerini daha da ileri taşıyacaktır. Bu anlaşmayla güvenlik alanında oluşan stratejik işbirliği ruhunun bağlantısallık, ticaret, finans ve yatırım başta olmak üzere ekonomik işbirliklerine de ivme kazandırmasını bekliyoruz.”
Zorlu'nun Görüşü
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı olarak görüşlerini aktardı. Zorlu, anlaşmanın güvenlik ve ekonomik işbirliklerin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını belirtti:
“Ortak Savunma Anlaşması ile savunma işbirliği tüm boyutlarıyla gelişecek ve birimize yapılan saldırı hepimize yapılmış sayılacaktır. Bununla birlikte, bugün atılan imza, sadece 3 ülkenin değil, gönül coğrafyamız açısından da yeni bir güvenlik sahasını gün yüzüne çıkarmaktadır. Türk Devletleri Teşkilatı ülkelerinin Hazar'dan Körfez'e, oradan Hint Okyanusu'na açılan kapısı yani güney koridoru artık daha büyük bir güvence altındadır. Ayrıca Çin'den Avrupa'ya uzanan Orta Koridor'un teminatı da güçlendirilmiştir. Türk dünyasının hem kuzeyden hem güneyden iki sağlam koridora sahip olması, şüphesiz ticaretimiz, turizmimiz ve insanımız için daha fazla kalkınma anlamına gelecektir.”
Cevdet Yılmaz ve Kürşad Zorlu, bu tarihi anlaşma ile bölgesel ve küresel barışı güçlendirecek bir adımla atıldığını vurguladılar. Bu anlaşma, Türkiye'nin dış politikasının stratejik boyutlarını daha da ileri taşıyacak bir adım olarak değerlendirildi.