İstanbul'da doğal sit alanlarında bulunan yüzlerce yıllık ağaçlar, rölöve planlarıyla kimliklendirilmiş ve kayıt altına alınmış durumdadır. Bu süreçte her bir ağacın yapısı detaylı olarak incelenmektedir. Ağaçların iç yapıları incelemeleri sayesinde olası devrilme riskleri önceden belirleniyor ve bu doğrultuda bilimsel yöntemlerle koruma çalışmaları yürütülüyor.
Ağaçlar Kimliklendiriliyor
İstanbul'un doğal sit alanlarında bulunan yüzlerce yıllık ağaçlar, hazırlanan rölöve planlarıyla kimliklendirilip kayıt altına alınırken, iç yapıları incelenerek olası devrilme riskleri önceden belirleniyor ve bilimsel yöntemlerle korunuyor. Bu çalışmaların ilk basamağını oluşturan ağaç rölöve planı ve raporları, her ağacın adeta kimlik kartını oluşturuyor. Rölöve çalışmaları kapsamında ağaçların türü, yaşı, çapı, boyu, tepe genişliği ve sağlık durumu tek tek kayıt altına alınıyor. Hastalık, mantar oluşumu, anıtsal değeri, estetik özellikleri ve korunma gereksinimi gibi bilgiler raporlara işlenirken, koordinatları da belirlenerek sayısal ortama aktarılıyor.
Bilimsel Yöntemler Kullanılıyor
Hazırlanan rölöve raporları yalnızca envanter oluşturmak amacıyla kullanılmıyor. Ağacın budanması, mekanik destekle güçlendirilmesi, kuruyan dallarının temizlenmesi ya da gerektiğinde güvenlik nedeniyle kaldırılması gibi tüm bakım süreçleri de bu bilimsel değerlendirmeler doğrultusunda planlanıyor. Özellikle doğal sit alanlarında herhangi bir ağaca yapılacak müdahalede uzman raporları ve ilgili kurumların onayı zorunlu tutuluyor.
Akustik Tomografi Yöntemi
Rölöve çalışmalarının ardından ikinci aşamada ise ağaçların dışarıdan görülemeyen iç yapıları inceleniyor. Bunun için kullanılan akustik tomografi yöntemi, "ağaç MR'ı" olarak da biliniyor. Ağaca yerleştirilen sensörler aracılığıyla ses dalgalarının gövde içerisindeki hareketi ölçülerek üç boyutlu görüntüler elde ediliyor. Bu sayede ağacın içinde çürüme, boşluk veya yapısal zayıflık bulunup bulunmadığı tespit edilebiliyor.
Devrilme Riski Analizi
Uzmanlar, yalnızca çürümenin varlığının yeterli olmadığını, ağacın türü, kök yapısı, boyu, eğimi ve bulunduğu bölgedeki rüzgar yükü gibi birçok verinin birlikte değerlendirilerek devrilme riskinin hesaplandığını belirtiyor. Bu analizler sonucunda risk taşıyan ağaçlar için budama, mekanik destek sistemleri veya farklı koruma yöntemleri uygulanırken, sağlıklı şekilde yaşamını sürdürebilecek ağaçların ise kesilmeden korunması hedefleniyor.
Yeşil Doku Koruması
"Çalışma yapılan alandaki tüm bitkilerin ayrıntılı verileri elimizde bulunuyor" İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhun Sağlam, ağaç rölöve planının insanların kimlik kartı gibi ağaçların da kimliklendirildiği bir rapor olduğunu kaydederek, "Her ağaca bir numara veriliyor. Türü, çapı, boyu, tepe çapı ölçülüyor, yaş tespiti yapılıyor. Sağlık durumu inceleniyor, estetik değeri ya da anıt ağaç niteliği gibi tüm özel bilgiler kayıt altına alınıyor. Daha sonra bütün ağaçların koordinatları alınarak sayısal ortama aktarılıyor ve haritalandırılıyor." diye konuştu.
Rölöve raporları, İstanbul'un yeşil dokusunun korunmasını sağlıyor" Doğal sit alanlarında ağaçlara yapılacak her türlü müdahalenin bilimsel raporlara dayandırıldığını belirten Sağlam, bu uygulamanın İstanbul'un yeşil dokusunun korunmasını sağladığını söyledi. Sağlam, ağaçların kent yaşamı açısından taşıdığı öneme dikkati çekerek, "Ağaç rölöve planı ve raporu doğaya zarar vermemek için hazırlanıyor. Ağaçlar oksijen sağlıyor, havayı temizliyor, gürültüyü azaltıyor, iklimi yumuşatıyor, kuşlara yuva oluyor ve erozyonu önlüyor." diye konuştu.