İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye'nin NATO içindeki öneminin artmasının Ankar Zirvesi'nde belirtildiğini söyledi. Duran, zirvede Türkiye'nin güvenlik sağlayıcı merkez ülkesi olarak, arabuluculuğunda ve bölgesel liderliğinde önemli bir rol oynadığını vurguladı.
Duran'in Açıklamaları
"Ankara Zirvesi, Türkiye’nin güvenlik sağlayıcı merkez ülke, arabuluculuk, bölgesel liderlik ve stratejik müttefiklik başlıklarında NATO içinde artan önemini güçlü bir biçimde ortaya koymuştur," dedi Duran.
Uluslararası Sistem ve Yeni Tehditler
Uluslararası sistem birçok tehdidin aynı anda ve yoğun biçimde hissedildiği bir döneme girmiştir. Avrupa’da süren savaş, Orta Doğu’da derinleşen istikrarsızlık, enerji ve tedarik zincirlerinin bozulması, siber saldırılar, yapay zekâ destekli dezenformasyon ve toplumsal dayanıklılığı hedef alan hibrit tehditler aynı güvenlik denkleminde buluşmaktadır. Böyle bir ortamda geçmişten miras kalan kurumsal birikim, ittifakları ayakta tutmak için tek başına yeterli değildir.
NATO'nun Adaptasyon Süreci
İttifakların yeni risk ve tehditlerin farkında olarak değişen koşullara uygun ortak politika ve kapasiteler geliştirmeleri bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Ankara’da gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, tam da bu nedenle ev sahipliği organizasyonunun ötesinde bir anlama sahiptir.
Türkiye'nin NATO'daki Rolü
Ankara'daki Zirve hem küresel güvenlik mimarisi hem de Türkiye'nin bu mimarideki konumu açısından büyük bir önem taşımaktadır. Zirve Türkiye’nin NATO içindeki konumunu yeniden tarif eden ve İttifakın geleceğinde Türkiye’nin rolünü daha görünür kılan stratejik bir eşik olmuştur.
NATO 3.0
NATO'nun esas gücü, tarihsel süreçte karşılaştığı yeni tehditlere adapte olma kabiliyetinde saklıdır. Bugün de NATO yeni bir adaptasyon ve dönüşüm sürecine girmiştir. Doğu sınırlarında yeniden somutlaşan konvansiyonel tehdit algısına uzak coğrafyalardan yükselen büyük güç rekabetinin eklenmesi ve külfet paylaşımı tartışmasının adil paylaşımdan sorumluluk kaydırmaya evrilmesi, "NATO 3.0" olarak adlandırılan yeni bir yaklaşımı doğurmuştur.
Türkiye'nin Güvenlik Sağlayıcı Rolü
Türkiye'nin ilk ve en temel mesajı, güvenlik üreten bir müttefik olduğudur. NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip Türkiye, askeri kapasitesini sayısal büyüklük üzerinden değil, operasyonel tecrübe, coğrafi erişim, savunma sanayi üretim kapasitesi ve krizlere süratle cevap verebilme imkânı üzerinden geliştirmektedir. İzmir'deki NATO Kara Komutanlığı ve İstanbul'daki NATO Süratli İntikal Edebilir Kolordu Karargâhı, Türkiye'nin İttifakın komuta mimarisindeki yerini göstermektedir.
Güvenlik Alanlarındaki Katkılar
Türkiye ayrıca radar ve harekât altyapısıyla İttifakın erken uyarı kapasitesine katkı sunmaktadır. Estonya, Romanya ve Litvanya’ya yönelik hava polisliği taahhütleri ile TCG Anadolu’nun öncülüğünde Steadfast Dart-26 tatbikatına sağlanan katkı, bu rolün sürekliliğini teyit etmektedir. Güvenliğin artık yalnızca sınır savunmasından ibaret olmadığı bir çağda Türkiye; siber alan, kritik altyapılar, lojistik hatlar, insansız sistemler ve stratejik iletişim boyutlarında da İttifak kapasitesine katkı sunmaktadır.
İletişim Başkanı Prof. Dr. Duranın Makalesi
İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, "36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Ankara Zirvesi ve Türkiye'nin Stratejik İletişimi" başlıklı makaleyi AA Brifing dergisi için kaleme aldı.